|
Neden www.fikir7.com ?
Avrupa Birligine Üyelik asamasindaki Türkiye´nin, bu birlige girebilmesinin önündeki en büyük engel;
Türk Insaninin, Avrupa Birligi ülkeleri insanlari ile ESiT iNSAN degildir.
Avrupali artik Türkiye´yi ve Türk Milletini; Avrupa Birligi Üyeleri insanlariyla esitlemek istemektedir.
Çünkü Avrupa Birligi; her alanda karsisinda, kendisine esit bir Devlet ve Millet görmek istiyor.
Avrupa Birligi kendi çikarlarinin, kendisi ile esit bir Türk Milleti ve Devleti ile mümkün olabilecegini
kabul ediyor.
1. Dünya savasindan galip çikan Fransa, Ingiltere, Amerika; Osmanli Devletinin bilgisi disinda gizliden
gizliye M. Kemal ile 1920-1921 yillarinda görüsmeler yapiyordu. Osmanli Devletinin yikilmasini; galip
Güçler kadar M. Kemal ve arkadaslari ittihadd-i terakkicilerde istiyorlardi. Bu nedenledir ki, Galip Ülkelerle M. Kemal
ve arkadaslari ittihadd-i terakkiciler ile "Stratejik Partner" lik kuruldu.
M. Kemal´in, Galip güçlerle isbirligi ve istegi dogrultusunda Osmanli Devleti yiktirtildi ve Osmanli Devletinin
son Padisahi yurt disina sürgüne göndertildi, diger bir deyimle kovdurtuldu.
Aralarindaki anlasmalara göre Osmanli Devleti Hazinesi, "PARA BASTIRMA" adi altinda Galip Devletlere verildi.
Osmanli´dan kurtulmasinin karsiliginda M. Kemal ve Arkadaslari, Galip Güçlerin istekleri dogrultusunda bir Devlet
yani T.C. Devleti´ni kurmayi kabul ettiler.
Osmanli Devletinin bilgisi disinda 1920-1921 yillarinda gizliden gizliye Galip Güçlerle yapilan görüsmelerin akabinde
imzalanan MANDA ANLASMALARI ile Galip Güçler; T.C.Devletinin M. Kemal tarafindan kurulmasini, TBMM nin kurulmasini am
Millet vekillerinin Millet tarafindan degilde, M. Kemal tarafindan seçimsiz bir sekilde atanmalarini, toplumu sömürüye
elverisli hale getirebilmek içinde Devrimler yapilmasini sart kostular.
Galip Güçler tarafindan sömürülen fakat sömürüldügünü farkedemeyen, Osmanli gibi kendinden emin olmayan, korkan, birlik
olamayan, dini olmadigi için imani olmayan, aptal bir Millet olusturmak; devrimlerin ana gayesi idi.
Batililarin kurduklari Bu Cumhuriyet´in 2 Ana hedefi vardi:
1. Osmanli Ruhunu yok etmek,
2. Osmanli Ruhunun yeniden olusmasini imkansiz kilmak.
1921 den beri var olan bu sistem sayesinde, Türk Milleti; Laiklik adina diinsizlestirdigi, irkçilik adina milliyetsizlestirildi.
Birlik ve Büyüklük icin gerekli olan ORTAK PAYDA dan mahrum bir tüketici toplumu olusturuldu.
Sicak savas dönemi bittigi, küreyi paylasim kosullari degistigi için, T.C. Devletini ve Sistemini kuran Batili Güçler
artik bu sisteminde degismesini istzemektedirler. Kendilerinin kurdugu ve ellerine emanet ettigi "ATATÜRKÇÜLER", "KEMALiSTLER";
bu sistemin sömürgenleri olarak, "ATATÜRKÇÜLÜK", "KEMALiZM" adina sömürmeye, batililarda arkalarinda olmasa devam etmek istemektedirler.
"ATATÜRKÇÜLER", "KEMALiSTLER"; Batili Güçlerin kontrollari altindan çikmis durumdadirlar.
Türk Milleti, kendisine Atatürk araciligi ile doktrine edilen mevcut DEVLET ve MiLLET yapisindan kurtulmak mecburiyetindedir,
eger Avrupa Birligi Halklari ile esitce nimetlerden ve külfetlerden yararlanmak istiyorsa.
Bu nedenledir ki, Türk Milletinin;
1. Ezik,
2. Kendini kabullenmeyen,
3. Kendine güvenmeyen,
4. Türk oldugundan utanan,
5. Kendini asagi gören,
6. Bati hayrani,
7. Bati karsisinda ezik,
8. Rasist (irkci)
9. Ateist,
kimliginden kurtulmasi sarttir.
Bu kisisel yapi taslarindan Türk Milletinin kurtulabilmesi için, kendi özünü yakalamasi sarttir.
Avrupalilar Osmanli Ordularini savas meydanlarinda durduramiyor, Osmanli Imparatorlugunun yayilmasini,
kendini ilerletmesini engelleyemiyor ve Osmanli tarafindan, Osmanli Topraklarina katilnmaktan baska çare
göremiyorlardi.
Osmanlinin yayilmasi, islamin yayilmasi idi ve Vatikan kendisini, Osmanli tehdidi altinda degilde "Islamla
yokedilme tehdidi" altinda görüyordu.
Vatikan uzun arastirmalardan sonra "Osmanlidan Kurtulma Plani" ni hazirlamis ve Avrupali krallara göndermisti.
Vatikan bu Planinda; "Osmanlinin sadece ve sadece içten yikilabilecegini, yani iman üstünlügünün ve
bütünlügünün yokedilmesi ile yikabilinecegini" öngörüyor ve bu öngörü üzerine de bir "uygulama plani"
ortaya koyuyordu. Avrupalilar; Vatikan´in Ingiliz kralina tavsiyelerine uymaktan baska çare göremediler.
Çünkü baska çareleride yoktu.
Krallar kendi çikarlarini, Kilise ise kendi çikarini düsünüyordu ve bu çikarlarinin ellerinden alinmasini
engellemek içinde birlesmek mecburiyetinde idiler.
Ingiliz, Fransiz ve Alman Krallari birlik içerisinde, bu plani uygulamaya karar verdiler.
Osmanli Devleti ile kültür alis-veris Anlasmalari imzalayarak, Türk gençlerini kendi ülkelerine çekerek,
okuyabilmeleri ve yasayabilmeleri icin finansman saglayarak ise basladilar.
Bu gençleri toplu olarak egitiyor, toplu olarak ayni yerde oturtuyor ve yine toplu olarak, kendi kurduklari
derneklerin çatisi altinda bunlarin beyinlerini yikiyorlardi.
Jön Türkler, ittihadd-i terakkiciler; bu gençlerdirler.
Batili egitimi ve propagandalari ile yetistirilen bu gencler; Osmanliya ve Türk´e ait her ne varsa,
hepsini küçük, basit ve adi olarak, batililarin ise, her seyde ve alanda Türklerden üstün
olduklarini kabul ettiler. Bu nedenledirki kendilerini TÜRK olarak degil, "Jön Türk" olarak nitelendirdiler.
Bu Ülkenin, disarda yetistirilmis bu SÖZDE AYDINLARI olan JönTürkler; Batili düsman ülkelerin
yardimlari ile devlet kurum ve kuruluslarinin icerilerine yerlestirildiler.
1. Tanzimatla baslayarak, bu JönTürkler -bilerek veya bilmeyerek- bu ülkeyi ve bu Milleti süraatli bir
sekilde yabanci Devletlerin hegemonyalari altina itelediler.
Ingiltere ve Fransa´nin bu içeriye sizarak, içerden fethetme politikasini, 1904 ten baslamak üzere
Almanlar kendi ellerine geçirdiler.
Dis Devletlerin Hegemonyalarindan kurtulmak hiçte kolay degildi. Çünkü bu dis Devletler;
ülkemizin vatan hainlerine, bu ülke devletini ve yönetimini teslim etmisler ve diledikleri gibi
yönettirtiyorlardi.
Dis güclerin hegemonyalarindan kurtulmak demek, kendi devletine karsi ayaklanmak demekti.
Devlete karsi koymak, ayaklanmak ve devirmek en büyük SUÇ tur.
Bu nedenledir ki, bu devletin adi ancak "Derin Devlet" olarak zikredilebilirdi.
Defalarca bu millet ayaklandi ama bu ayaklanmalar, askeri darbelerle hüsrana ugratildilar.
28 Subat 1997 yilinda yapilan en son Darbe gösterdi ki, mevcut devleti; dis güclerin
hegemonyalarindan kuratarabilmek için tek yol; siyasetle devrim yapmaktir.
1997 nin son çeyreginde Türk Toplumunun önde gelen Sosyal Toplum Kuruluslari biraraya
gelerek, dis devletlerin hegemonyasi altindaki DERiN DEVLET´ten kurtulus için SiYASi DEVRiM
karari alindi.
1997 yilinda kurulan fikir7.com; Türkiye´nin ilk fikir üretim kurulusu olup, bu sektörde, bu yeni açilimla,
süraatle fikirlerin üretilmesine, gelistirilmesine ve bu fikirlerin Devlet yöneticilerine
aktarilmasinda ve yürürlüge konulmasinda ilk büyük adimlari atti.
Fikir Rekabetini en yüksek düzeye getirmek, en hizli bir sekilde uygulanabilir fikirler üretmek,
fikir7.com un ana hedefidir.
fikir7.com bu ülke ve bu millet için hep en altlarda olmak mecburiyetindedir.
|