fikir7 ANASAYFA´ya götürür
Fikir7.com|GencMümin|GencMümin islami Haberli Fikir Forumu|En güncel haberlerden ve Makalelerden|En güncel Fikirler|En güncel Yorumlar|Son dakika haber fikir forumu; fikir7 ANASAYFA´ya götürür fikir7 ANASAYFA´ya götürür
ATATÜRK MİSAKİ MİLLİ KARARI OLARAK OSMAN
Yıllardır Atatürkçülerin, Atatürkçülük için utanç belgesi olduğundan dolayı ortadan kaybettikleri Atatürk Misak-i Milli Belgesi halen kayıp ama Atatür
M.KEMAL DEN BİRA DEVRİMİ!...
Laikliği İslâm’ın yerine ikame eden Atatürkçü Cumhuriyet, yâni Chp iktidarları alkollü hayatı devlet kurumlarında ve toplumda bir âdet olarak yerleşti
Atatürk Samsun a ingiliz vizesiyle gitti
Atatürk' ün Samsun'a ingiliz vizesiyle gittiginin Belgesi
CİNN, İNS NEDİR
Cinnler dumansız ateşten mi yaratıldı ve şeytanın akrabalarırımıdır? Kitab(Kur'an)daki cinn kavramı metafizisel, ontolojik varlıklardan mı yoksa bire
Türkiye deki 72 tarikatı biz kurduk Isr
Türkiye’deki tarikatların İsrail ile ilişkileri konusunda Araştırmacı Yazar Ramazan Kaan Kurt'un Yazısını yayınlıyoruz. (S.G.D.) Yahudi Kürtlükten Nak

Uşi Antlaşması 15 Ekim 1912

  Bu haber 10 Ağustos 2010, Salı 20:01:31 eklenmiştir. 3062 kez okunmuştur.
Uşi Antlaşması 15 Ekim 1912
isgal edilmis Trablusgarp ve Bingaziyi Kurtarmayi gönüllü isteyip, kurtarma bir yana teslim edip, sag salim cepheden kacan ittihadci ASLANLARIMIZ(!)

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

I - TARBLUSGARP SAVAŞI

İtalya, 19. yüzyılın sonlarına doğru, bugün Libya adıyla anılan Kuzey Afrika'daki Trablusgarp ve Bingazi'yi ile geçirmeyi planlamıştı.

29 Eylül 1911 italya dan Osmanliya karsi Savas ilani

O dönem İngiltere Mısır'a, Fransa da Tunus'a hakim olmuş, İtalya da gözünü Trablusgarp'a dikmişti. İtalya, İngiltere ve Fransa'yla yaptığı gizli ve açık anlaşmalarla Trablusgarp'ı işgal onayını aldıktan sonra, 29 Eylül 1911'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.

3. Ekim 1911

40.000 kisilik bir askerle italyanlar  Trablusgarp (Tripolitanyanin) in bas sehri Trablus (Tripolis) iu 3. Ekim 1911 bombaladilar denizden.

3. Ekim 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta kaybedien topraklari geri almak icin, Osmanli Devleti Enver Paşa, Mustafa Kemal Paşa, Fuat (Bulca), Nuri (Conker) ve Fethi (Okyar) gibi Osmanlı subaylarıni gizli yollarla, tayin ederek, sahte kimliklerle  Trablusgarp'a gönderdi.

4. Ekim 1911

4. Ekim 1911 tarihinde General Carlo Caneva (1845–1922)[3] komutasinda bombardimandan sonra cikartma yapti italyanlar Tripolis e ve  isgal ettiler.

4. Ekim 1911

Yine 4. Ekim 1911 de cok zayif savunmali  Tobruk  italyanlarin eline düstü.

5 Ekim 1911

5 Ekim 1911'de Trablus'a asker çıkardı. 20 Ekime kadar peş peşe Tobruk, Derne ve Bingazi İtalyanların eline geçti. Osmanlı ordusunun genç subaylarından, Binbaşı Enver Bey, Kolağası Mustafa Kemal, Fuat Bey (Bulca), Nuri Bey (Conker), Fethi Bey (Okyar), Albay Neşet Bey gibi Trablusgarp'ı savunmak için gönüllü olarak görev alarak,  Mısır, Tunus yoluyla cepheye gittiler.

 Enver Bey, Trablus'ta yerli Arapları teşkilatlandırarak savunmaya katılmalarını sağladı ve Askeri birlikleri üç komutanlığı ayırdı.

Trablus Komutanlığı : Kurmay Albay Neşet Bey
Bingazi Komutanlığı : Kurmay Binbaşı Enver Bey
Derne Komutanlığı : Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal

UŞİ ANTLAŞMASI Trablusgarp Savaşı'nda İtalyanlara karşı başarılı direnişler başlamıştı. Aralarında Mustafa Kemal'in de bulunduğu genç subaylar, yerli Arapları örgütleyerek başarılı bir savunma hattı kurmuşlardı.

14 Ekim 1911

14 Ekim 1911 e kadarda  Derne ve Tripolitanyanin diger önemli kiyi sehirleri ialyan kuvvelerince ele gecirildi.

Bu arada Cyrenaika bölgesi, mesela  Homs ve Bengasi, de italyanlarca ele gecirildiler.

aynak: http://de.wikipedia.org/wiki/Italienisch-T%C3%BCrkischer_Krieg

8 Aralık 1911

Seyahati sırasında binbaşılığa yükselen Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde italyanlari buralardan püslürtmek icin görev aldı.

8 Aralık'ta Trablusgarp'a geldiler.

Mesela Mustafa Kemal Paşa, buraya "gazete muhabiri Şerif Bey" adıyla Mısır üzerinden gönderildi.

22 Aralık 1911

Mustafa Kemal Paşa nin, 22 Aralık'ta Tobruk Savaşı'nı kazandıgi iddia edilir ki bu yalandir. Tobruk savunmasinda  başarılı savunma muharebeleri yaptıgi söylenir ama bu yalandir.  Tobruk u  italyan birliklerine birakarak Derne ye kacmistir.kacmistir.

22 Aralık 1911

 

Resimde Trablus'u bombalayan İtalyan zeplinleri

22 Aralıkta Tobruk Savaşı'nı kazandı.

 

 

16-17 Ocak 1912

Derne'de 16-17 Ocak 1912 tarihinde italayanlarin taarruzunda gözünden yaralandı. Bir ay hastanede tedavi gördükten sonra,

6 Mart 1912

6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Derne de  başarılı savunma muharebeleri yaptıgi söylenir ama, Derne yi italyan birliklerine birakarak kacmistir.

Bunun üzerine

4 Mayıs 1912

İtalya, 1911 yılında Trablusgarb’da Osmanlı direnişini kıramayınca, kamuoyunu oyalamak için 4 Mayıs 1912′den îtibâren Oniki Ada’yı işgale başladı. İşgal, adalardaki yerli Rumların da işbirliği sâyesinde yirmi günde tamamlandı.

5 Mayıs 1912

italyanlar Trablusgarp ta kesin bir başarı sağlayamayınca, Akdeniz’e yönelerek, 5 Mayıs'ta Rodos Adası'na çıkarma yaptılar ve 10 gün içerisinde Rodos'u,

daha sonraki 2 hafta süre içerisinde Oniki Ada olarak bilinen adalar grubunu ele geçirdi.

17 Mayıs 1912
İtalya, Rodos tan sonra Ege Denizine yönelerek 17 Mayıs 1912’de Oniki Ada’yı işgal etmiştir.

Böylece 389 yıldır Osmanlı yönetiminde kalmış ,yönetim merkezi Rodos Adası olan Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaleti (Oniki Ada) tamamen İtalya'nın eline geçti.

Osmanlı Devleti’nin bu tarihlerdeki durumu da iyi değildi. İsyanlar artmış, hükümet bunalımı meydana gelmiş, parti çekişmeleri başlamıştı. Osmanlı’nın dış politikadaki yalnızlığı sürüyordu. Bu durumdan yararlanan Balkan Devletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı savaş hazırlığına girişmişlerdi. Balkanlardaki bu durum Osmanlı Devleti’ni İtalya ile barış yapmaya zorlamıştır.

8 Haziran 1912

 

 

8 Haziran'da Trablus'taki Osmanlı kuvvetleri çöle püskürtüldü.

Haziran'dan Ağustos'a kadar süren çarpışmalar sonunda bütün batı sahil şeridi İtalyanların hakimiyetine geçti.

M.Kemal ve Arkadaslari tarafindan Libya tamamen italyanlara teslim edilmis oldu .

Osmanli Ordusunun basiretsiz kumandanlarin eline gectigini farkeden italyanlar, acelece bundan yararlanmak icin cepheyi degistirdi.

12 Temmuz 1912

12 Temmuz'da 5 İtalyan savaş gemisi, Osmanlı filosuna saldırmak için Çanakkale Boğazı'na girdi. Ancak boğazın girişine Kilitbahir civarında çelik kablolar çekildiği için İtalyanlar ilerleyemeden ağır ateş altında kaldılar.

18 Temmuz 1912

Osmanlı filosuna saldırmak için Çanakkale Boğazı'na girmeye calismalari neticesiz kalinca italyanlar geri çekildiler (18 Temmuz). Bu, ayrıca savaş içindeki son deniz savaşı olmuştur.

22 Eylül 1912

Eylülde Osmanlı Devleti ve İtalya Krallığı arasında barış görüşmeleri başladı. İki taraf da savaşın bitmesini istemesine rağmen, italyalarin samimi olmamalarindan dolayi çatışmalar devam ediyordu. Cünkü italyanlar itihadci subaylari Trablusgarp da önlerine katmis, kovalamis, Travlusgarp i teslim almisti.

Antlasmada daha fazla toprak osmanlidan koparmak icin, devam ediyordu saldiriya.

12 Adalarida almalari bu saldirilardan birisidir.

22 Eylül'de italyan kuvveleri tarafindan Trablusgarp ta güçlü bir Osmanlı mevkii ele geçirildi. Binbaşı Enver Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, isgal edilen topraklari geri almak icin bazı saldırılar yaptiysalar da, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar.

Fizan denen, Libya sadece bir kismi olan Trablusgar  tamamen italyanlara teslim edilmis oldu.

 

Trablusgarp1.jpg
Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, Derne'deki Kızılay çadırı önünde (1912) (wikipedia)

 

 

8 Ekim 1912

8 Ekim'de Karadağ'ın Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesiyle Balkan Savaşları başladi.

15-18 Ekim 1912

Savaşı'nın çıkması üzerine 15-18 Ekim 1912 tarihleri arasında, Osmanlı-İtalyan delegeleri arasında imzalanan Ouchy (Uşi) Barış Antlaşması ile sona erdi.

Antlaşmaya göre Trablusgarp ve Bingazi tam bir İtalyan sömürgesi oldu. İtalya bununla da yetinmeyerek,

 

15 Ekim 1912 Uşi Antlaşması

Bunun üzerine, Osmanlı Devleti her ne pahasına olursa olsun İtalya'yla barışa razı oldu, çünkü Ege Denizi'nde bulunan İtalyan donanması, Osmanli nin  Makedonya'ya yardım göndermesini engelliyordu.italyanlar ise  aldiklari Libya ve 12  adalari Osmanlilara geri kaptirtmamak icin saldirilara devam ediyordular.

Sonuçta İtalya'nın şartları kabul edildi ve 15 Ekim 1912'de İsviçre'nin Ouchy (Uşi) kentinde antlaşma imzalandı.

Uşi Antlaşması ve Sonuç

İmzalanan bu antlaşmaya göre;

  1. Osmanlı İmparatorluğu, Trablusgarp ve Bingazi'deki kuvvetlerini çekecek ve buraları İtalya'ya bırakacak,
  2. İtalya Oniki Ada’yı Osmanlı Devleti’ne geri verecek, ancak Balkan Savaşı bitinceye kadar Yunan işgaline karşı İtalya’nın elinde geçici olarak bulunacak,
  3. Osmanlı İmparatorluğu, Trablusgarp'taki Müslümanların haklarını koruyacak,Trablusgarp’da Naip adıyla bir temsilci Padişah adına bulunacak,
  4. İtalya Krallığı, On İki Ada'yı Osmanlı İmparatorluğu'na geri verecekti.
  5. İtalya, Kapitülasyonların kaldırılmasında Osmanlı Devleti’ne yardım edecek.

 

Ancak Osmanlı İmparatorluğu, Balkan Savaşları'nda Oniki Ada'yı Yunanistan'a kaptırma endişesi içinde kaldığı için adaları, savaştan sonra geri almak şartıyla İtalya'ya verdi. Ancak İtalya, Balkan Savaşları bitmesine rağmen adaları kendi topraklarına kattığını ilan etti.

Ege Adaları’nın bir kısmına, dolayısıyla Ege Denizi’ne ve Anadolu kıyılarına büyük bir devlet geçici olarak da olsa yerleşmiştir. Oniki Ada elimizden fiilen çıkmış, İtalyanlar Ege Denizi’ne yerleşmişlerdir. Kuzey Afrika’da İtalyan sömürgeciliği başlamış, Doğu Akdeniz’de güçler dengesi bozulmuş, böylece İtalya, etkisi olan bir devlet haline gelmiştir.
Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durum ortaya çıkmış, topraklarını koruyamayacağı bir kere daha anlaşılmış, Balkan Savaşı’nın başlamasına cesaret vermiştir.

18 Ekim 1912

Osmanlı Devleti o sırada içinde bulunduğu meseleler sebebiyle bu işgali önleyemedi. Ancak 18 Ekim 1912′de İtalya ile yapılan Uşi Antlaşması’nın ikinci maddesinde, İtalya’nın adaları boşaltıp, Osmanlılara teslimi şartını koydurabildi. Lâkin Balkan Sevaşı çıkınca İtalya antlaşma ile taahhüt ettiği sözüne uymayarak işgalini mülkiyete dönüştürdü......

....

Ekim 1912 de Libya ve 12 adalari Italyanlara teslim eden basarili(!), muzaffer(!)  komutan(!) M.Kemal  ve Arkadaslari, Ekim 1912'de başlayan Balkan Savaşına  katilmak icin istanbul a cagirildilar.

Mustafa Kemal Gelibolu da levazim hizmeti verecek 19. Tümen in Komutanlığına getirildi. ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı.

Savaş sonunda Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika'daki son topraklarını da kaybetmiş oluyordu. Ayrıca ileriki yıllarda Türkiye ve Yunanistan arasında sıkça sürtüşmelere neden olacak olan adalar sorunu da başlamıştı.

II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından işgal edilen Oniki Ada, bir taktik olarak Türkiye'ye hediye edilmek istenmiş, ancak ülkenin tarafsızlığını bozacağı için, bu öneri reddedilmiştir. Oniki Ada, 1947 yılındaki Paris Antlaşması'yla Yunanistan'a bağlanmıştır.

İtalya'da ise savaş, İtalyan milliyetçiliğinin gelişmesine katkıda bulunmuş ve 1922 yılında Benito Mussolini'nin iktidara gelişini kolaylaştırmıştır.

5 Kasım 1912

5 Kasım 1912'de Trablusgarp ve Bingazi'yi topraklarına kattığını dünyaya duyurdu.

Gönüllü subaylar Balkan Savaşında görev almak üzere İstanbul'a döndüler.

 

****

8 Şubat 1947

Paris Baris Görüsmeleri basladi

 

10 Şubat 1947

15 Ekim 1912 Uşi Antlaşması ile italya ya gecici olarak birakilan 12 adalar,

10 Şubat 1947 de  İtalya, Paris Barış Antlaşması ile On iki Ada’yı, Yunanistan’a terk etti.

14 Şubat 1047

Paris Antlasmasinin bitis tarihidir.

 

12 Adalar Hakkinda Genel Bilgiler

Oniki Ada; Türkiye’nin Ege kıyıları yakınında, Ege Denizinin güney-doğusundaki adaları topluluğunun genel adıdır.  Türkiye’ye iki kilometre mesafedeki Sisam ile Rodos adaları arasında yay şeklinde dizilmiştir. Sporatlar’ın güney bölümünü meydana getirirler. Yüzölçümleri toplamı; 1.244 kilometrekare, nüfûsu 200.000 civârındadır. İdarî bakımdan Rodos’a, dolayısıyla Yunanistan’a bağlıdırlar.

Oniki Ada, derinliği 200 m olan kara sahanlığımız üzerindedir. Önceden batmış bir kara parçasının su üstündeki kalıntılarıdır. Tipik Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup yazlan sıcak ve kurak, kışları da ılık ve yağışlıdır. Kayalık ve dağlık bir yapıya sahip olduklarından tarıma müsait değildirler. Rodos, Sisam ve İstanköy’de zeytin ve turunçgiller yetiştirilmektedir.

Osmanlılar zamânında adaların iaşesi Batı Anadolu’dan sağlanırdı. Yunanistan’ın siyâsî sınırları içinde bulunmalarına ve özel alâka gösterilmesine rağmen coğrafî yer açısından ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalan bu adaların halkı İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin yardımları sâyesinde açlık felâketinden kurtulabilmiştir.

Anadolu’nun tabiî bir uzantısı sayılan Oniki Ada’nın bir kısmı Türk karasuları içinde kalmaktadır. Türkiye’ye “horoz ötüşü” mesâfesindedirler. Ege Adalarının da, karasuları olduğu kabul edilirse, bunların karasuları Türk karasuları ile karışmaktadır. Hal böyle olunca devletler umûmî hukuku kuralıyla çatışan durumlar ortaya çıkmaktadır. Oniki Ada’nın stratejik önemi târihte olduğu gibi gelecekte de büyük önem taşıyacaktır.

Oniki Ada şunlardır:

1- Batnos (Patmos): Sisam’ın güneyinde ve Leros Adasının kuzey batısındadır. Anidro, Arkoı, Gaydaro, Kaproni, Strongilo, Maroti, Lunga, Gilyomodi, Grilusa ve Petrokaravi adacıkları buna bağlıdır.

2- Lipsos (Lipsoı): Batnos’un doğusundadır. Lodos tarafında Skorno denilen tabiî bir limanı vardır. Arefuza, Kalepodi, Kalavropa, Kulura ve Franko adacıkları buna bağlıdır.

3- Kerupe (Karpatos): Rodos’un güney-batısında olup, uzun ve dağlıktır. Kaşot ve Kerpe, Preveze Deniz Savaşından önce Barbaros tarafından fethedilmiştir. İstanköy’e 30 km mesafededir. Bağcılık yapılmakta ve turunçgiller yetiştirilmektedir. Sarya, Skastro, Stakida, Sofrana, Karavi, Avga, Üniye ve Kamila adacıkları buna bağlıdır.

4- İstanköy (Koş): Eskiden Türk deniz üssüydü. Limanı batı rüzgârlarına kapalıdır.

5- Kaşot (Kasos): Kerupe Adasının güneybatısındadır. Yüzölçümü 100 km2 kadardır. Kuzeyindeki tabiî limanı, üç küçük adayı kuzey rüzgârlarına karşı korumaktadır. Armatio, Makra ve Platio adacıkları buna bağlıdır.

6- İstanbali Stampalea: İstanköy’ün doğusunda olup, Adelfi, Karvi, Grossa, Sinenda, Fokinisya, Ova, Ofridusa, Pondikosa, Sisina, Treskoli, Sirina, Mezzo ve Placida adacıkları buna bağlıdır.

7- Hereke (Kalkiya): Rodos’un batısındadır. Sen Teodara ve Traguza adacıkları buna bağlıdır.

8- Sömbeki (Simos): Datça’nın güneyinde, Rodos’a 33 km, Türkiye’ye de 5 km mesafededir. Yüzölçümü 61 kilometrekaredir. Eskiden bu adada yapılan gemilere Sömbey denilirdi. Som Bey, adada tersaneyi kuran eski bir Türk denizcisidir. Arazisi dağlık olup, taraça hâline getirilmiş yamaçlarında bir miktar zirâat yapılmaktadır. Nimo, Sesoli, Kamoka, Diovata, Sesli ve Trombeto adacıkları buna bağlıdır.

9- Leryos (Leros): Batnos’un güney-doğusunda, Kilimli’nin de kuzeyindedir. Arkangelo, Farmako, Levita, Pega, Sandormenik, Farado, Strongilo, Triptio, Leriko ve Kinaros adacıkları buna bağlıdır.

10- Kilimli (Kalimnos): İstanköy’ün kuzeyinde olup, 109 kilometrekaredir. Kalovro, Kalolino, Kaprari, Psarimo, Nera, Sandomenika, Tolendo, Sopra ve Sari Galbioni adacıkları buna bağlıdır.

11- İncirliada (Nisiros): İstanköy’ün güneyinde volkanik bir ada olup, kaplıcaları vardır. Yüzölçümü 40 kilometrekaredir. Tek yerleşim yeri Mandrake’dir. Türkiye’ye uzaklığı 17 kilometredir. Kandelyuza, Yalı, Priguza ve Rakkiyya adacıkları buna bağlıdır.

12- Tilos (Tilostos): Datça Yarımadasının güneyinde Rodos’a 32 km mesafededir. Yüzölçümü 63 kilometrekaredir. Eskino ve Antitilo adacıkları da buna bağlıdır.

Oniki Ada’nın târihi çok eski zamanlardan beri Sakız ve Rodos adalarının târihine bağlı olarak gelişti. Târih boyunca, Oniki Ada’ya hâkim olanların hepsi Batı’dan geldi.

Osmanlılar bunun tek istisnâsıdır. Rodos’un 1522′de alınmasından kısa bir müddet sonra diğer adalar da ele geçirildi ve 1912 yılına kadar 390 sene Türk hâkimiyetinde kaldı.

İtalya, 1911 yılında Trablusgarb’da Osmanlı direnişini kıramayınca, kamuoyunu oyalamak için 4 Mayıs 1912′den îtibâren Oniki Ada’yı işgale başladı. İşgal, adalardaki yerli Rumların da işbirliği sâyesinde yirmi günde tamamlandı.

18 Ekim 1912

Osmanlı Devleti o sırada içinde bulunduğu meseleler sebebiyle bu işgali önleyemedi. Ancak 18 Ekim 1912′de İtalya ile yapılan Uşi Antlaşması’nın ikinci maddesinde, İtalya’nın adaları boşaltıp, Osmanlılara teslimi şartını koydurabildi. Lâkin Balkan Sevaşı çıkınca İtalya antlaşma ile taahhüt ettiği sözüne uymayarak işgalini mülkiyete dönüştürdü.

1. Dünya Savaşı’na İtilaf Devletleri arasında girince de bu durum iyice kesinleşmiş oldu.

24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşmasında, bâzı şartlarla Oniki Ada üzerindeki İtalyan hâkimiyeti kabul edildi. Bunların en önemlileri Kızılhisar, İstanköy ve Sömbeki’nin Türkiye’ye iâdesiydi.

1931 Ankara Antlaşması’nda ise müspet bir gelişme olmadı.

12 Ada üzerinde İkinci Dünya Savaşı’na kadar devam eden İtalyan hâkimiyeti, savaş esnasında yerini Almanlara bıraktı. Almanlar, bu adaları üs olarak kullanıp Girit’i havadan işgal ettiler. Almanya’nın savaş sonunda yenilip, burayı boşalttığı sırada, adaların Türkiye tarafından işgal edilmesi teklifi, o günkü  Atatürkcü TBMM i Hükümet i tarafından kabul edilmedi.

10 Şubat 1947

10 Şubat 1947′de yapılan bir antlaşma ile adalar Yunanistan’a verilip, aynı yılın Nisan ayında bir Yunan askerî heyeti tarafından teslim alındı.

Oniki Ada’nın Yunan hâkimiyetine girişinden sonra adalardaki Türklere yapılan baskılar sebebiyle, bunların büyük bir kısmı Türkiye’ye göç etti. Adalara; turistik tesis adı altında askerî tesislerin inşâsı, silahlandırılması, hava meydanları yapılması, balıkçılık ve karasuları meseleleri sebebiyle Oniki Ada Türk-Yunan ilişkilerinde daimî bir anlaşmazlık konusudur.

Yayına Hazırlayan:

E. Albay Araştırmacı-Yazar Mehmet Şadi POLAT

Kaynak:

Kronolojik Tarih Ansiklopedisi – Oğuz ÇETİNOĞLU

******

 

FİZAN


Latincede Phazania diye geçen bu yer, kuzey Afrika'da tarihsel bir bölgeyi temsil eder.
1963 yılına kadar Birleşik Libya Krallığı'na bağlı bir il olduğu görülmektedir.

 (A Garamantian)

Yunanlı tarihçi Herodotos, Fizandan "Gramantların ülkesinin bir bölümü" şeklinde bahseder.
Romalılar M.Ö.19'da ülkeyi istila ederek imparatorluğa bağladılar ve buraya "Phazania" adını verdiler. M.S. 5.yüzyıldaki Vandal istilasından sonra Fizan'ın (Phazania),Berauna hanedanı döneminde tekrara bağımsızlığını kazandığı sanılmaktadır.
666 yılında Araplar tarafından fethedilerek Müslümanlaştırıldı. Bu tarihten sonra Fizan (Phazania), peş peşe Arap ve yerel hanedanlıklar tarafından yönetildi.
1842 yılında Osmanlı Devletine bağlandı.
1843'de komşu bölge Berka'daki Senusiye tarikatındaki dailer, Fizan'da tekkeler oluşturarak güçlenmeye başladılar ve kısa sürede en etkili güç haline geldiler. Ama Afrikanın ekvator bölgesinden gelen Fransız denetimi, 20.yızyıl başlarında senusiye egemenliğini sarsmaya başladı.
1911'de İtalyanların Trablus'u ve Berka'yı işgal etmesiyle Senusiye tarikatı etkisini tamamen yitirdi.

Libya Fotoğrafları
1912'de Osmanlı - İtalyan savaşını sona erdiren Uşi (Ouchy) anlaşması'nın hemen ardından Fizan işgal edildi ve İtalyan egemenliğindeki Trablusgarb ve Berka ile birleşti.

*****


Atatürk'ün Katıldığı Savaşlar (I. Bölüm)


1912 Uşı  Barış Antlaşması

 

 
     
İtalya, 29 Eylül 1911'de, Trablusgarp ve Bingazi'de ekonomik çıkarlarını korumak gerekçesiyle Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti.
 
28 Nisan - 20 Mayıs 1912
İtalya, Trablusgarp'da bir parça toprak elde ettikten sonra savaşı Ege Denizi'ne nakletti ve 28 Nisan - 20 Mayıs 1912 tarihleri arasında Menteşe Adaları bölgesinde 16 ada ve adacığı işgal etti.
 
18 Ekim 1912
Osmanlı İmparatorluğu ile İtalya arasındaki barış görüşmeleri 13 Temmuz 1912'de İsviçre'nin Lozan kentinde başladı ve 18 Ekim 1912'de Barış Andlaşması'nın imzalanmasıyla sona erdi.
Andlaşmaya göre, Osmanlı Devleti, Trablusgarp vilayeti ile Bingazi sancağında muhtar bir idare uygulayacaktı. Ayrıca, Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp ve Bingazi'den askerlerini çekmesinden sonra İtalya'nın da adalardan çekilmesi öngörülüyordu.
 
 
Majesteleri Osmanlı İmparatoru ve Majesteleri İtalya Kralı iki ülke arasında süregelen savaşı durdurma konusundaki karşılıklı arzuları çerçevesinde tam yetkili temsilcilerini tayin etmişlerdir:
 
Majesteleri Osmanlı İmparatoru, Ekselansları Mehmed Nabi Bey, Osmaniye Emperyal Birliği Büyük Nişanı, Majesteleri Osmanlı İmparatorunun Yüksek Temsilcisi ve Orta elçisi:
Ekselansları Rumbeyoğlu Fahreddin Bey, Mecidiye Emperyal Birliği Yüksek Görevlisi, Osmaniye Emperyal Birliği Yüksek Yetkilisi, Majesteleri Osmanlı İmparatorunun Yüksek temsilcisi ve Orta elçisi.
Majesteleri İtalya Kralı, Sayın Pietro Bertolini, İtalya Krallığı Büyük Nişanı, S.S. Maurice ve Lazare Yüksek görevlisi, Parlamento milletvekili.
Bay Guido Fusinato, İtalya Krallığı Büyük Nişanı, S.S. Maurice ve Lazare Yüksek yetkilisi, Parlamento milletvekili, Devlet danışmanı.
Bay Giuseppe Volpi, S.S. Maurice ve Lazare ve İtalya Krallığı şövalye nişanı.
Karşılıklı tam yetkilerinin değişimi ve bunları usulüne uygun şekilde hazırlanmış bulduktan sonra aşağıdaki maddeler üzerinde anlaşmışlardır:
 
Madde I - Her iki hükümet bu antlaşmanın imzalanmasından hemen sonra savaşın derhal ve aynı anda durdurulması için gerekli önlemlerin alınmasını taahhüt eder. Söz konusu  önlemlerin alınması ve yürütülmesini sağlamak amacıyla ilgili bölgelere özel görevliler gönderilecektir.
 
Madde II - İki hükümet bu antlaşmanın imzalanmasından hemen sonra, subaylarının, birliklerinin ve sivil görevlilerinin, sırasıyla Osmanlı hükümetinin Trablusgarp ve Bingazi’den ve İtalya hükümetinin Ege denizinde işgal ettiği adalardan çekilmesi için emir vermeyi taahhüt eder.
Yukarıda sözü edilen adaların İtalyan subaylar, birlikler ve sivil görevliler tarafından boşaltılması, Osmanlı subayları, birlikleri ve sivil görevlilerinin Trablusgarp ve Bingazi’den çekilmesinden hemen sonra gerçekleştirilecektir.
 
Madde III - Savaş esirleri ve rehineler mümkün olan en kısa sürede değiştirilecektir.
 
Madde IV - Hükümetler, Kraliyet hükümeti Trabslusgarp ve Bingazi halkları, İmparatorluk hükümeti de Osmanlı egemenliğindeki Ege adaları halkları için, çatışmalara karışmış olan veya bu fırsatla uzlaşmaya varmış olanlar hakkında, adi suçlar dışında, tam ve topyekün af ilan etmeyi taahhüt ederler. Sonuç olarak, sınıfı veya şartları ne olursa olsun hiç kimse hakkında, kişisel veya mallarıyla ilgili veya haklarını kullanırken, askeri veya siyasi eylemlerinden veya savaş sırasında ifade etmiş olabileceği fikirleri yüzünden soruşturma açılmayacaktır.
Bu çerçevede tutuklanan ve sürgüne gönderilen kişiler derhal serbest bırakılacaktır.
 
Madde V - Savaş ilanı dışında her iki taraf arasında imzalanan her çeşit, türlü ve cins Antlaşma, sözleşme ve yükümlülükle, derhal yürürlüğe konacak ve iki hükümetin birbirleriyle ilişkileri ve karşılıklı konular, düşmanlıklardan önceki bulundukları duruma dönecektir.
 
Madde VI - İtalya diğer Güçlerle ticaret antlaşmalarını yenilerken Türkiye ile Avrupa sivil hakları temelinde bir ticaret antlaşması imzalamayı taahhüt eder , yani Türkiye’ye tüm ekonomik bağımsızlığını vererek, ticaret ve gümrük konusunda hareket hakkını, tüm Avrupa Güçleri gibi ve kapitülasyonlar ve bugünkü diğer akitlere bağlı kalmayacak şekilde kullanmasını kabul eder. İyi bilinmektedir ki söz konusu ticaret antlaşması, Osmanlı Hükümeti’nin aynı temelde diğer Güçlerle imzaladığı ticaret antlaşmalarının yürürlüğe konmasıyla yürürlüğe girecektir.
Bunun dışında İtalya, Türkiye’de geçerli gümrük haklarının yüzde 11’den yüzde 15’e çıkarılmasına ve yeni tekeller kurulması veya aşağıdaki beş maddeden tüketim vergisi alınmasına razı olmuştur : petrol, sigara kağıdı, kibrit, alkol, oyun kartları. Bu karar diğer ülkelerle ithalatta benzer bir antlaşmanın aynı anda ve ayırım yapmaksızın uygulanması koşuluyla alınmıştır.
Tekelle ilgili maddelerin ithalatı söz konusu olduğundan, bu tekellerin yönetimi, İtalya’dan gelecek maddelerin sağlanması ve bunun da aynı maddelerin yıllık ithalat temellerine göre belirlenmiş oranlar takip edilerek yapılmasından ibarettir. Böylece bu tekel maddelerinin verilmesi için teklif edilecek fiyatlar satış sırasında piyasanın durumuna uygun olmakta, verilecek malların kaliteleri ve söz konusu kaliteler için savaş ilan edilen yıldan önceki üç yıl boyunca belirlenen fiyatların ortalaması dikkate alınmaktadır.
İyi bilinmektedir ki eğer Türkiye, yukarıda belirtilen beş madde üzerinde yeni tekeller kurmak yerine  tüketim vergisine bağlamaya karar verirse, bu vergiler Türkiye’nin ve tüm diğer ülkelerin benzer ürünlerine aynı ölçüde uygulanacaktır.
 
Madde VII - İtalya hükümeti Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İtalyan posta merkezlerini, Türkiye’de posta bürosu bulunan diğer Devletlerin bürolarını kapattıkları zamanda kaldırmayı taahhüt eder.
 
Madde VIII - Osmanlı Hükümeti, Avrupa konferansı şeklinde veya ilgili Büyük Güçlerle, Türkiye’deki kapitülasyon rejimine son vermek ve yerine uluslararası hukuk rejiminin kurulması amacıyla görüşmeler başlatılmasını önerirken, İtalya, Osmanlı Hükümetinin bu niyetlerinin haklılığını kabul ederek daha şimdiden bu konuda kendilerine tam ve samimi desteklerini ifade eder.
 
Madde IX - Osmanlı Hükümeti, kendi kuruluşlarında görev yapan  ve savaş sırasında işten atmak zorunda kaldığı İtalyan vatandaşlarının verdikleri iyi ve fedakar hizmetlerden dolayı memnuniyetini kanıtlamak amacıyla, onları ayrıldıkları görevlere yeniden başlatmaya hazır olduğunu ifade eder.
Bu kişilere işsiz kaldıkları aylara ilişkin ücretleri ödenecek ve emekli tazminatına hak kazanan görevliler için işsiz kaldıkları süreler bakımından hiçbir zarar söz konusu olmayacaktır.
Bunun dışında Osmanlı Hükümeti ilişkide olduğu kurumlar (Kamu Borçları, Demiryolları Şirketi, Bankalar, vs..) nezdinde, daha önce bu kurumlarda görev yapmış olan ve aynı durumda bulunan İtalyan vatandaşlarına da aynı uygulamayı yapmaları için girişimde bulunmayı taahhüt eder.

Madde X - İtalya hükümeti, her yıl Osmanlı Kamu Borçları kasasına Osmanlı Hükümeti hesabına  savaşın ilan edildiği yoldan önceki üç yılın her biri içinde,  iki bölgenin gelirleri üzerine  Kamu Borçları servisine yatırılan paraların ortalamasına eşit miktarda bir parayı her yıl yatırmayı taahhüt eder. Bu söz konusu yıllığın miktarı, biri Kraliyet hükümeti, diğeri de İmparatorluk hükümeti tarafından atanacak iki yetkili tarafından anlaşma sonucu belirlenecektir. Anlaşmazlık durumunda karar bu iki yetkili ve her iki tarafın atayacağı bir üçüncü hakemin yer aldığı bir hakem kuruluna devredilecektir. Eğer bu konuda anlaşma sağlanamazsa, taraflardan her biri değişik bir devleti seçecek ve üçüncü hakemin seçimi böylece atanacak devletler tarafından birlikte yapılacaktır.
Kraliyet hükümeti ve Osmanlı Kamu Borçları idaresi, Osmanlı Hükümeti aracılığıyla, yukarıda sözü edilen yıllık yerine, yüzde 4 oranında artırılmış aynı miktarda bir paranın ödenmesini isteme hakkına sahiptirler.
Bir önceki fıkraya atıf yapanlar için Kraliyet Hükümeti şu andan itibaren, yıllık ödentinin iki milyon İtalyan liretinin altında olamayacağını ve Kamu Borçları idaresine  aynı miktarda artırılmış paranın, istekte bulunulduğu anda verilmesine hazır olduğunu açıklar.

Madde XI – Bu antlaşma imzalandığı gün yürürlüğe girecektir.
Buna dayanarak tam yetkili temsilciler mevcut antlaşmayı imzalamışlar ve mühürlerini basmışlardır.
Lozan’da iki nüsha şeklinde 18 Ekim 1912’de imzalanmıştır.
 
İmzalayan : Mehmed Nabi
İmzalayan : Rumbeyoğlu Fahreddin
İmzalayan : Pietro Bertolini
İmzalayan : Guido Fusinato
İmzalayan : Giuseppe Volpi
 
 

[1] Fransızca orijinal metninden Bingül Yarkent tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Kaynak: Stratejik Araştırma ve Etüdler Milli Komitesi İnternet Sitesi.

 

TRABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)

2. Meşrutiyet’in ilanından sonra, Osmanlı Devleti ile yabancı devletler arasındaki ilişkilerde meydana gelen gelişmeler içerisinde savaşla sonuçlanan ilk büyük olay,Osmanlı-İtalya savaşı oldu. Bu savaş, her şeyden önce İtalya’nın sömürgecilik politikasının ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu bunalımların bir sonucuydu.

İtalya, 19. Yüzyılın ikinci yarısında Almanya gibi siyasal birliğini kurarak güçlü bir devlet durumuna gelmişti. Dünya üzerindeki zengin sömürgeler güçlü emperyalist devletlerce paylaşıldığından İtalya ancak zayıf devletlerin elindeki toprak parçalarını alarak hedefine ulaşabilirdi. Ülkesine çok yakın olan Trablusgarp Osmanlı Devleti’nin Afrika’da kalan son toprağı idi. Trablusgarp yoluyla Afrika’nın ortalarına kadar inebileceğini hesaplayan İtalya, Rusya ile yaptığı Racconigi (1909) anlaşmasıyla onunda desteğini sağlamıştı. İtalya Rusya’dan başka diğer devletlerin de desteğini sağlamıştı.
 
28 Eylül 1911
İtalya; Trablusgarp ve Bingazi’nin uygarlık bakımından geri bırakıldığı’ burada yaşayan İtalyanlara kötü davranıldığını bahane ederek 28 Eylül 1911’de bu bölgeyi işgale başladı. İtalyanlar Trablusgarp, Tobruk, Derne ve Bingazi’ye asker çıkardılar.
 
İngiltere Kuzey Afrika’daki bu önemli işgal hareketine kayıtsız kalmış, hatta destek bile olmuştur. Çünkü Akdeniz’de Fransa’ya karşı İtalya’yı bir denge unsuru olarak kullanmak istiyordu. İngiltere, Fransa’nın yerleşmiş olduğu Cezayir ve Tunus arasında, bir tampon bölgenin kurulmasından yanaydı.
Osmanlı Devleti, işgal karşısında büyük devletlerden arabuluculuk yapmalarını ve savaşı durdurmalarını istemişti. Devletler, savaş karşısında tarafsız kalacaklarını ilan edince Osmanlı Devleti İtalya ile karşı karşıya kaldı.
Osmanlı Devleti’nin işgal karşısında Trablusgarp’ta çok az bir askeri vardı. Makedonya, Arnavutluk ve diğer yerlerde meydana gelen isyanlar dolayısıyla Osmanlı hükümeti savaş için hazırlıkları tamamlayamamıştı. İngiltere’nin de Mısır’da tarafsızlığı ilan etmesi ile karadan, bağlantıda kesilmiş oldu. Osmanlı’da deniz gücüde yetersiz olunca denizden yardım ümidi de sona erdi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen İstanbul’da bulunan bazı kurmay subaylar zor şartlar altında Trablusgarp’a ulaştılar. Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi komutanlar halkı İtalyanlar’a karşı örgütleyerek iyi bir savunma cephesi oluşturmuşlardı.
İtalya bu savunma güç duruma düşmüştü. Osmanlı Hükümeti’nin İtalya’ya uyguladığı ekonomik ambargo da İtalya’da önemli etkiler meydana getirdi.
17 Mayıs 1912
İtalya, Trablusgarp ta kesin bir başarı sağlayamayınca, Akdeniz’e yönelerek 17 Mayıs 1912’de Oniki Ada’yı işgal etmiştir.
Osmanlı Devleti’nin bu tarihlerdeki durumu da iyi değildi. İsyanlar artmış, hükümet bunalımı meydana gelmiş, parti çekişmeleri başlamıştı. Osmanlı’nın dış politikadaki yalnızlığı sürüyordu. Bu durumdan yararlanan Balkan Devletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı savaş hazırlığına girişmişlerdi. Balkanlardaki bu durum Osmanlı Devleti’ni İtalya ile barış yapmaya zorlamıştır.
 


ETİKETLER :

,

Yorum Ekle

Tavsiye Et

Yazdır

YORUM YAPIN SÖZ SİZDE !
* ÜYE GiRiSi Eger üye olarak giris yapmak isterseniz, buraya tiklayiniz --> üye olarak girmenizi saglayan dügme
* MiSAFiR GiRiSi Eger misafir olarak giris yapmak isterseniz, buraya tiklayiniz --> misafir olarak girmenizi saglayan dügme



YORUMUNUZU YAPINIZ..
Yorumunuz Küfür, Tehdit ve Siddet icermedigi sürece yayinlanir.
T.Cumhuriyeti Anayasasi ve Kanunlari fikir7.com da hukuken gecerli degildir.
Fikir7.com AB Hukukuna tabidir.
Adınız (görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu : yorumu düzeltirtir yorumu gönderir
Fikir7.com|GencMümin|GencMümin islami Haberli Fikir Forumu|En güncel haberlerden ve Makalelerden|En güncel Fikirler|En güncel Yorumlar|Son dakika haber fikir forumu;
fikir7 ANASAYFA´ya götürür
MAKALELER
fikir7 ANASAYFA´ya götürür
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
fikir7 ANASAYFA´ya götürür
 
Döviz
Alis----
Satis----
USD -
2.1387
2.1425
EUR -
2.9568
2.9622
Sterlin -
3.5845
3.6032
fikir7 ANASAYFA´ya götürür
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
fikir7 ANASAYFA´ya götürür

ÖNEMLİ LİNKLER


fikir7 ANASAYFA´ya götürür